Endüstriyel Orman Plantasyonları

cta-bg

 

Özellikle son yarım yüzyılda dünyamıza hiç de iyi davranmadık! Yaşam kaynağımız olan kaynakları gelecek kaygısı duymadan, hoyratça kullandık! Nüfusumuz hızla arttı, çoğaldıkça sığmaz olduk kentlere, yeni yaşam alanları açtık, artan ihtiyaçlarımızı karşılayamaz hale geldik… Ormanları azalttık, denizleri kirlettik, canlıların yaşam alanlarını ortadan kaldırdık, yeryüzünün akciğerleri ağaçları tüketerek, çölleşmeyi hızlandırdık! Artan nüfus ve gelişmeyle birlikte belki de en çok zararı ormanlar gördü. Odun hammaddesine olan gereksinim, doğal ormanların odun üretimi amacıyla aşırı kullanımına yol açtı.

Dünyada günümüzde yıllık yaklaşık 4,5 milyar m3 olan odun hammaddesi ihtiyacının doğal ormanlardan yapılan üretimle ancak 3,5 milyar m3’ü karşılanabilmektedir. Geriye kalan 1 milyar m3 ise, “endüstriyel orman plantasyonları” (plantasyon: ağaçlandırma) yoluyla sağlanmaktadır.
Odun hammaddesi alanında her yıl büyüyen talebe karşılık, doğal ormanların üretim gücü ve potansiyeli azalmaktadır. Giderek çoğalan odun ihtiyacının, bugün olduğu gibi yakın gelecekte de doğal ormanlardan yapılacak üretimle sağlanması mümkün olmayacaktır. Bununla birlikte dünya ölçeğinde gittikçe artan koruma anlayışı, doğal ormanlardan yapılan odun üretimini sınırlandırmaktadır. Odun hammaddesi üretiminde AB ve gelişmiş ülkelerin kullandığı sertifikasyon benzeri sistemler, pazara sunulan ürünün doğal ormanlardan değil, suni ağaçlandırmalardan elde edilmesini şart koşmaktadır. Bu nedenle; hızlı gelişen ağaç türleriyle kurulacak endüstriyel orman plantasyonlarının yaygınlaştırılması, geleceğe dönük en kalıcı çözüm olarak görülmektedir.

“Ağaç tarımı” olarak da nitelendirilen “endüstriyel orman Plantasyonlarının büyüklüğü dünya ormanlarının yalnızca %5’i olmasına karşın, odun hammaddesi üretiminin %35’inin bu alanlardan gerçekleşmesi, ağaç tarımının önemini arttırmaktadır. Ülkemizde ise, yılda yaklaşık 35 milyon m3 odun hammaddesi tüketilmektedir. Doğal ormanlarımızın bugünkü üretim gücü 18 milyon m3 kadardır. Oluşan 17 milyon m3’lük açık, ithalat, özel araziler ve ormanlardan yapılan usulsüz faydalanmalar yoluyla sağlanmaktadır. 2025 yılında ülkemizin yıllık odun hammaddesi talebinin 50 milyon m3 olacağı tahmin edilmektedir. Var olan üretim şekli sürdürüldüğünde 20 yıl sonra doğal ormanlarımızın üretim gücü tükenecektir. Bu nedenle çevresel ve ekonomik açıdan, endüstriyel orman plantasyonlarının hızla kurulması ve yaygınlaştırılması gerekmektedir.

“Endüstriyel orman plantasyonları” yoluyla üretim; verimli ve karlı olması*, hammadde teminini garanti altına alması, piyasa koşulları ve talebe doğrudan karşılık veren planlamaya imkân vermesi, doğal ormanlardaki kullanımı azaltarak orman-toprak-su gibi yaşam kaynaklarının korunması ve erozyonla mücadeleyi sağlaması, karbon emisyonunun azaltılması nedenleriyle, büyük önem taşımaktadır. Dünya ve ülkemiz ormanlarında 80-100 yıl idare süresiyle 1 hektar orman alanında, yıllık 1-2 m3 odun artımı sağlanırken, endüstriyel orman plantasyonu ile 10-30 yıl idare süresinde 1 hektar orman alanındaki yıllık odun artımı 15-50 m3 olmaktadır! 2003 yılından beri geniş katılımlı Çalıştay ve toplantılarla hazırlık çalışmaları sürdürülen “Türkiye’de Endüstriyel Orman Plantasyonlarının Geliştirilmesi Projesi’nin örnek uygulamaları yapılmaya çalışılmaktadır.

FAO (Dünya Gıda ve Tarım Örgütü)-Çevre ve Orman Bakanlığı-TEMA Vakfı eşgüdümünde yürütülen teknik işbirliği projesi; Türkiye’de endüstriyel orman plantasyonları yoluyla, odun hammaddesindeki talep açığının karşılanmasını amaçlamaktadır. İlgili özel sektör yatırımcılarının endüstriyel orman plantasyonuna yönelmesiyle, ülke ekonomisinin gelişmesine katkıda bulunacak; doğal kaynakların korunması, bu alandaki yatırımcıların ve çalışanların kazancının arttırılması, yeni istihdam olanaklarıyla birlikte yerel kalkınmanın sağlanması gibi pek çok olumlu sonucu da beraberinde getirecektir.

Hızlı gelişen ağaç türleriyle kurulacak olan endüstriyel orman plantasyonları;
Ülke ekonomisine katkıda bulunması, yatırım ve istihdam olanağı yaratması, orman ürünlerine olan talebin karşılanması, doğal ormanlardaki baskının azaltılması, çölleşmeyle mücadele, toprağın ve suyun korunması çabalarına destek oluşturması yönleriyle geleceğimizle ilgili önemli yatırımlar olacaktır.

Başta lif yonga, kâğıt ve ambalaj sanayiinin temsilcileri ile odun hammaddesi kullanan işletmelerin iştirak edeceği girişimlerle endüstriyel orman plantasyonu sahalarının genişletilmesi öncelikli hedefler arasındadır. Projenin uygulama hedefi olan yılda 40.000 hektar büyüklüğünde endüstriyel orman plantasyonu tesis edildiğinde, 25 yıl sonra 1 milyon hektara ulaşan endüstriyel orman plantasyonu alanlarında her yıl yaklaşık 18 milyon m3 odun hammaddesi üretimi gerçekleşecektir. Aynı miktarda hammaddeyi 20 milyon hektar genişliğindeki doğal ormanlarımızdan ürettiğimiz düşünülürse, endüstriyel orman plantasyonunun ne denli verimli bir kaynak olduğu daha iyi anlaşılacaktır.
Bu çapta bir üretimin 25 yıllık idare süresi sonunda net karın 45 milyar $ civarında olması beklenmektedir. Bununla birlikte her yıl ithal edilen odun hammaddesinin maliyetinin 75 milyar $ olduğu düşünüldüğünde, endüstriyel orman plantasyonu yatırımlarının ülke ekonomisine 25 yılda 120 milyar $’ tutarında katkı sağlayacağı ortadadır. Önümüzdeki yıllarda, dünya odun hammaddesi piyasasında sertifikasyon vb. düzenlemelerle doğal ormanlardan odun üretiminin azalacağı ve endüstriyel orman plantasyonuna yönelimin zorunluluk haline geleceği göz önünde bulundurulursa, endüstriyel orman plantasyonu yatırımlarını hızla hayata geçirmenin gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Endüstriyel orman plantasyonu, hammadde üretimini garanti altına alması, sektörün uluslararası piyasalarda da rekabet gücünü arttırmasında lokomotif etkisi yapması yanında, doğal çevreyi koruyup-geliştirecek çok sayıda ağaçlandırma projesi oluşturmasıyla, sosyal sorumluluk alanında da kalıcı örnekler yaratacaktır. Başarılı bir devlet-özel kesim işbirliği, endüstriyel orman plantasyonlarını önümüzdeki yıllarda ülkemizin önemli bir sektörü konumuna taşıyacaktır. Endüstriyel orman plantasyonu projelerinin yaşama geçirilebilmesi için gereken bilgi-teknoloji-emek potansiyeli ülkemizde fazlasıyla mevcuttur. Özel sektörün bu projelere ilgi göstermesi, yakın zamanda olumlu sonuçları ortaya koyacaktır.